Miras hukuku, bir kişinin vefatından sonra malvarlığının (terekesinin) kimlere ve nasıl intikal edeceğini düzenleyen, Türk Medeni Kanunu’nun en kapsamlı alanlarından biridir. Miras paylaşımı süreci, sadece mal devri değil; yasal sürelerin takibi, saklı payların korunması ve vasiyetnamelerin geçerliliği gibi titizlikle yönetilmesi gereken hukuki aşamalar içerir.
Hukuk büromuz, mirasbırakanın son arzularının yerine getirilmesi ve mirasçıların hak kaybına uğramaması için şeffaf ve çözüm odaklı avukatlık hizmeti sunmaktadır.
Hizmet İlkeleri
Verdiğimiz hizmet ile müvekkillerimizin özel hayat gizliliğine dikkat ederek şeffaf, hızlı ve kaliteli bir süreç sunmayı hedefliyoruz.
Aile Bağlarını ve Hakkaniyeti Gözeten Yaklaşım
Titiz Tereke Analizi ve Malvarlığı Takibi
Stratejik Arabuluculuk ve Uzlaşma Önceliği
Yasal Sürelerin ve Hak Düşürücü Sürelerin Sıkı Takibi
Şeffaf ve Anlaşılır Bilgilendirme
Sıkça Sorulan Sorular
Süreçle ilgili temel soru işaretlerinizi gidermek adına hazırladığımız sıkça sorulan sorular başlıklı bu bilgilendirme bölümü, genel bir rehber niteliğindedir.
Saklı pay, mirasbırakanın vasiyetname ile dahi üzerinde tasarruf edemeyeceği, mirasçılara kanunen ayrılmış paydır. Altsoy (çocuklar/torunlar), anne-baba ve sağ kalan eşin saklı pay hakkı vardır. Kardeşlerin ise yasal düzenlemelerle saklı pay hakkı kaldırılmıştır.
Yasal mirasçılar, mirasbırakanın ölümünü ve mirasçı olduklarını öğrendikleri tarihten itibaren 3 ay içerisinde sulh hukuk mahkemesine başvurarak mirası reddedebilirler. Bu süre hak düşürücüdür.
Evet, miras sadece varlıkları değil, borçları da kapsar. Mirasçılar, mirası reddetmedikleri sürece mirasbırakanın borçlarından hem tereke mallarıyla hem de kendi şahsi malvarlıklarıyla sorumlu olurlar.
Eğer bu devir, diğer mirasçılardan mal kaçırmak amacıyla (muvazaalı) yapıldıysa, vefattan sonra "Muris Muvazaası" nedeniyle tapu iptal ve tescil davası açılabilir.